hikayenin bundan öncesi çok karışık. ana karakterlerimiz uzun saçlı bir adet kenan doğulu, loopa alınmış bir celine dion ve ortaya serpiştirilmiş spice girls.1998 benim orta 1 seneme tekabül ediyor. o sırada tanıştım korn ile. ilginç oldu tabi, "spice up your life" tan jonathan davis çığırtmalarına geçmek. special thanks to emre for the transition.
-ya bak böyle bi klip var, kurşun gidiyo, süper.
+şarkı da güzelmiş.
1 dakikalık sessizlikle başlıyor albüm. 12 adet 5'er saniyelik track. 13. şarkı, it's on. o başlangıcı dinlediğimde hala içim kıpır kıpır olur, korn'u kendi haline bırakalı epey zaman olmuş olsa da... serviste okula gidip gelirken merve'ye dead bodies everywhere şarkısını tekrar tekrar dinlettiğimi hatırlıyorum. eyüpmobil biraz hızlı olduğu için şarkı her tümsekte kesintiye uğrasa da... all in the family'nin şarkı sözlerini googlelama gereksinimi hissetmiştim bir de. bu da böyle bir anımızdı.
o zamanlar bizim evde herhangi bir video kayıt cihazı yoktu, kamera dışında. mtv bazen korn konserlerini yayınlardı, ben kamerayı televizyona bağlayıp kaydederdim. sonra o kafam kadar kamerayı okula taşıyıp lockerların orda izlerdik. güzel günlerdi.
velhasıl, rock alemine geçiş bu albüm sayesinde oldu. teşekkürlerimi sunmayı bir borç bilirim.

2 yorum:
ahh ahh hatırlamaz mıyım o günleri?
beni sen korncu yapmıştın beybi :)
:D
o serviste çok ilginç müzikler dinlendi gerçekten. eminem'den tut mariah carey'e kadar. lise 3'ler çok haklıydı bizi ayırmaya çalışmakta :)
Yorum Gönder